SESSİZ AHENK
SESSİZ AHENK Gözüm ikide bir adına takılıyor. Çok sert düşüyorum. Sahi... sana düşmemek mümkün mü? Ne diyorum ben? Bir kadına böyle söylenir mi? Elin kızına, "Gönlüm sana düştü." denir mi? İnsan bir isme bu kadar yenilir mi? Yok, normal değil bu. Kalbim, ayaklarına bağladığı ağırlıkla her seferinde sana doğru batıyor. Sonra dönüp kendime çıkışıyorum. "Toparlan." "Alt tarafı bir isim." Ama ne dilim beni dinliyor, ne kalbim. Ne diyeyim şimdi sana? "Hoşlanıyorum." desem eksik. "Özledim." desem vakitsiz. "Sana düştüm." desem... İşte tam orada susuyorum. Sonra düşünüyorum... Belki de yabancı dediğimiz insanlar, Adını ilk duyduğumuz gün içimizde Sessiz bir ahenk oluyordur... Parmaksız Piyanist